casino siteleri bedava bonus tarafbet bahis siteleri deneme bonusu veren siteler www.sportareal.com
Reklam

Eleştiri yazımı için küçük bir yol haritası

Eleştiri yazılması kolay öğretilebilecek bir tür değil. Genel anlamda prensiplerden bahsettiğimizde bile başlangıç düzeyinde bir yol haritası çıkıyor ortaya. Yine de bazı temel ilkeleri benimsemek işlerimizi kolaylaştırabilir. Özellikle kısa inceleme yazılarında dikkat edilmesi gerekenler konusunda oluşacak bir aydınlanma eleştirmen adaylarının yazı yolculuğunu ferahlatabilir.

Eleştiri yazımı için küçük bir yol haritası
22 Şubat 2022 - 11:49
Doğuş Sarpkaya
Sosyal medyanın ve internet yayımcılığının gelişmesiyle birlikte kitaplar üzerine yapılan yorumlar arttı. Sadece hevesli okurların değil eleştirmenlerin, çevirmenlerin, yayın emekçilerinin yorumlarını da takip edebiliyoruz. Bu açıdan bilgiye ulaşmanın, diyalog kurmanın ve karakter sayısının izin verdiği ölçüde edebi tartışma yapmanın önündeki tüm engeller kalkmış gibi gözüküyor. Goodreads gibi sitelerde ya da Twitter ya da Instagram gibi sosyal mecralarda kitabı merkezine alan hesaplarda güçlü yorumlar okumak mümkün.

Böyle bir ortamın eleştiriyi demokratikleştirdiğini ve zenginleştirdiğini iddia edebilirdik ama gerçekler ne yazık ki öyle değil. Tüm bu yorum kalabalığının, kitap kulübü gevezeliklerinin, değerlendirme kalıplarının niteliksel bir sıçramaya zemin hazırladığını söylememiz zor. Konu eleştiri yazmaya geldiğinde pek çok iyi yorumcunun ya çuvalladığını ya da üretkenlik konusunda sıkıntılar yaşadığını görüyoruz. Edebiyatı merkezine alan sitelerde de pek çok yazı yayımlanmasına rağmen özellikle kısa inceleme yazılarında temel prensipleri bilmemekten kaynaklı eksiklikler olduğunu gözlemliyoruz. Kitabın özetini çıkarmayı eleştiri ile karıştırmak, iddia edilen fikirlerin derinleştirilememek ya da temelden yoksun bırakmak, eserin merkezi temalarını ıskalamak gibi pek çok sorunla karşılaşabiliyoruz bu tarz metinlerde. Eleştiri yazılması kolay öğretilebilecek bir tür değil. Genel anlamda prensiplerden bahsettiğimizde bile başlangıç düzeyinde bir yol haritası çıkıyor ortaya. Yine de bazı temel ilkeleri benimsemek işlerimizi kolaylaştırabilir. Özellikle kısa inceleme yazılarında dikkat edilmesi gerekenler konusunda oluşacak bir aydınlanma eleştirmen adaylarının yazı yolculuğunu ferahlatabilir.

Amaç ne? Peki nasıl bir yol izlemeliyiz? Her şeyden önce ön hazırlığımızı iyi yapmamız gerekiyor. Yazının başına geçmeden önce neden o yazının yazılması gerektiği netleştirmeliyiz. Ondan sonra temel iki amacımız olduğunu hatırlamamız gerekiyor: birincisi, okuyucuya kitap hakkında bilgi vermek ve ikincisi de kitabın niteliği hakkında karar verilmesini sağlayacak bir değerlendirme sunmak. Amacımız bu olduğunda kendi cümlelerimizin çekiciliğine kapılmadan ilerleyebiliriz. Yazmaya oturduğunuzda en çok zorlandığınız kısmın, en azından benim için öyle, giriş bölümü olduğunu göreceksiniz. Çünkü girişte hem yazıda anlatmak istediklerinizi net olarak ortaya koymalı hem de ele alacağımız eseri neden seçtiğinizi anlatmalısınız. Bu kısım ele aldığınız eserin kısa bir özetini ve genel kararınızı kapsayan genel bir bakış da içermelidir. Yazının bir derdinin olduğunu ve bu derdin tartışılmaya değer olduğunu net bir şekilde okura göstermeniz gerekir. Sayfa Yapısı Girişi tasarladıktan sonra, tüm yazıda ne kadar yer vereceğimizi de belirlemeliyiz. Pek çok yazar kitabın özetine tüm yazının üçte birinden fazlasını harcamamaya özen gösterir. Özet, kitabın ana argümanlarının, özelliklerinin, eğilimlerinin, kavramlarının, temalarının, fikirlerinin ve özelliklerinin tartışılmasından ve vurgulanmasından oluşmalıdır. Kitaptan doğrudan alıntılar kullanabilseniz de bu alıntılar asla özetin toplamı olmamalıdır. Girişinizin büyük kısmını kendi kelimeleriniz yazmanız beklenir. Kitabın ana temalarını ele almak ve kendi tartışmanızı düzenlemek için kitap içinden parçalar kullanmak isteyebilirsiniz. Ancak bunun bölüm bölüm özet istendiği anlamına gelmediğini, amacınızın birleşik bir kompozisyon olduğunu unutmamanız gerekir. Peki, sadece bir özet değilse ne isteniyor?
 
Özet boyunca, kitabın bir eleştirisini de yapmaya başlamalıyız. Bir eleştiri, düşüncelerden, tepkilerden ve tartışmalardan oluşur. Mutlaka olumsuz olması gerekmez. Sizin de konuyla ilgili yazar kadar bilgi sahibi olmanıza gerek yoktur, zaten değilsinizdir de. İhtiyacınız olan beceriler bir argümanı takip etme ve bir hipotezi sınama yeteneğidir. Eleştirinizin ne kadar olumsuz veya olumlu olduğuna bakılmaksızın, düşüncenizi haklı gösterip destekleyebilmeniz gerekir. Kontrol Listesi Girişteki tavrınız tüm yazıya da sirayet eder. Yazının ilerleyen kısımlarında girişte ortaya attığınız argümanları tartıştıracak bir hat kurarsınız. Bu noktada kendinize sürekli sorular sorarak tartışmayı ilerletmeniz beklenir. Bu sorular aynı zamanda bir kontrol listesi işlevi görürler. Kısa bir inceleme yazarken aklımızdan çıkarmamız gereken ilk soruları şu şekilde sıralayabiliriz: Kitap hakkında genel düşünceniz nedir? Bu görüş hangi temellere dayandırılmıştır? Yani, okuyucuya ne düşündüğünüzü ve bu karara nasıl vardığınızı söyleyin. Kitabı alırken ne öğrenmeyi umuyordunuz? Beklentileriniz ne derece ve ne kadar etkili karşılandı? Yazarla yaptığınızı düşündüğünüz hayali anlaşmaya uyulduğunu hissettiniz mi? Yazarla tekrar konuşabilmeyi dilediniz mi? Yazarın tezini tanımladıktan ve kendi kelimelerinizle açıkladıktan sonra da şu soruları sorabilirsiniz: Bu tez ne kadar net ve hangi bağlamda ifade edildi ve ardından geliştirildi? Bu tezin ne derece ve ne kadar etkili? Yanıtlarınızı desteklemek için örnekler kullanın. Argümanlarınız veya perspektifleriniz eksikse, bunun neden olabileceğini bulmalısınız.

Bazı eleştirmenler tarafından niyet okuması olarak görülse de yazarın amacının ne olduğunun da ortaya çıkarılması tartışmayı ilerletmemiz için etkili bir yol olabilir. Yazarın amacı aynı zamanda ana fikrin de ortaya çıkmasına yardımcı olur. Yazarın amacını ve ana fikri belirledikten sonra kitabın biçiminin bu amaca ve ana fikre hizmet edip etmediğini tartıştırabilirsiniz. Bu esnada takip etmeniz gereken sorular şunlar: Özellikle kitabın biçimi bu amacın gerçekleşmesini sağlıyor mu? Bu hedefler destekleniyor mu veya haklı mı? Biçim yazarın hedeflerini ne kadar yakından takip ediyor? Biçimle İçeriğin İlişkisi Burada önemli bir not düşelim: Biçimle ilgili soruları içerikle birlikte düşünmeniz gerekir. Yazar, eserinde ne kadar etkili iddialarda bulundu? İddialar ve kanıtlar arasındaki bağlantılar açık ve mantıklı mı? gibi sorular sorarak değerlendirmemizi derinleştirin. Burada, değerlendirmenizi desteklemek için kesinlikle örnekler kullanmalısınız. İddialar ve kanıtlar arasındaki bağ tartışıldıktan sonra yazarın hangi sonuca ulaştığını belirlenmelidir. Bu kısım da aynı zamanda yazarın politik, ahlaki tercihleri de masaya yatırılabilir. Yazar, tarihi motive edici olarak nasıl görür? Bireylerin, ekonominin, siyasetin, sosyal faktörlerin, milliyetçiliğin, sınıfın, ırkın, cinsiyetin ya da başka bir şeyin yazarın yazdıklarına etkisi var mı? Bu tarihsel motivasyon ya da nosyon yazarın kitabı geliştirmesi üzerinde nasıl bir etkisi var? Bu sorular eserle ilgili aydınlatıcı bir bilgiye ulaşmamızı sağlayabilir. Fakat her zaman etkili değildir. Çünkü özellikle büyük yazarlar o ya da bu düşünceye sahip olsalar da çoğu zaman romansal hakikati takip ederek toplumsal gerçekliği yansıtabilirler. Yaşamının son döneminde bir muhafazakâr olan Dostoyevski’nin aynı zamanda Hıristiyan öğretisini en temelinden sarsan tartışmaları ortaya atmasını ya da bir kralcı olan Balzac’ın Fransa’nın toplumsal gerçekliğini en iyi anlamış yazarlardan biri olmasını unutmamamız gerekir. Burada yine kontrol listemize dönüp şu soruları sınayabiliriz: Yazar hangi sonuçlara varıyor ve ne kadar net bir şekilde ifade ediyor? Bu sonuçlar, tez ve amaçlardan ve onların geliştirilme biçimlerinden mi kaynaklanıyor? Başka bir deyişle, kitap ne kadar etkili bir şekilde bir araya geliyor? Bazen de yazarın hangi okur kitlesine yazdığı da önemlidir. Mesela çocuk kitabını polisiye roman kıstaslarıyla değerlendiremezsiniz Ders kitabı ile bilimsel bir yayını da… Bu örnekler çoğaltılabilir. Onun için yazar hangi okuyucuya sahip olmayı bekler? sorusunu sormayı unutmamalısınız. Tüm bunlara baktıktan sonra yapmanız gereken genel yargınızı son bir kere kontrol etmektir: Yazarın sunumu adil ve doğru görünüyor mu? Yorumları önyargılı mı? Herhangi bir bozulma, abartma veya eksiklik tespit edebiliyor musunuz? Eğer öyleyse, bu hangi amaç için yapılmış olabilir ve eser üzerinde etkisi nedir? Kısa inceleme yazılarında yukarıdaki tüm soruların yanıtlanması beklenilmez ama özellikle kitapla ilgili özgün düşüncelerinizin ve yazarın tezini tartıştırdığınız bölümün sorgulanması her yazı için beklenen bir şeydir. Belirtilen prensipleri izlemek, önceliklerimize göre bir kontrol listesi hazırlayıp takip etmek de yazılarımıza olumlu bir katkı sağlayabilir.